Anadolu müziğinin usulleri çoğunlukla çerçeve davullar, darbuka ve asma davul için düşünülmüştür. Bu usuller sete taşındığında birebir aktarım işe yaramaz. Setin ses paleti farklıdır ve çalgıların görevi başkadır. İlk karar hangi sesin nereye gideceğidir. Usulün ağır vuruşları bas davula, hafif vuruşları hi-hat ya da trampete verilir.
İkinci karar dokudur. Usulün bütün notalarını çalmak kalıbı kalabalıklaştırır; taşıyıcı notalar seçilir, kalanlar hafifletilir. Üçüncü karar dinamiktir. Usulün ağırlık noktaları setin daha yüksek sesli çalgılarıyla çakışmamalıdır. Uyarlamada en sık yapılan hata, usulü tek bir uzva sıkıştırmaktır. Usul set üzerine dağıtıldığında hem duyulur hem nefes alır.
Çalışma önce usulü elle dize vurarak öğrenmekle başlar. Beden usulü öğrenmeden set uyarlaması yapay kalır. Uyarlama tamamlandığında ölçüt açıktır: usulü bilen bir dinleyici onu tanıyor mu?
Uyarlamanın son aşaması dinamiktir. Usulün ağır vuruşları setin yüksek sesli çalgılarına verildiğinde kalıp sertleşir; aynı vuruşlar orta dinamikte çalındığında ezgiye eşlik edecek bir zemin oluşur. Uyarlama tamamlandıktan sonra usulü bilen bir dinleyiciye çalınıp sorulması, en güvenilir denetimdir.
Derslerimizde usul uyarlamaları bu sırayla yapılır.