Çalışma Bilimi

Transkripsiyon: Kulakla Öğrenmenin Yöntemi

18 Eylül 20263 dk okuma

Transkripsiyon, bir kayıttaki davul partisini dinleyerek çözmek ve mümkünse yazıya dökmektir. Yöntemin değeri, öğrenmenin kulaktan başlamasıdır; kalıp önce duyulur, sonra adlandırılır. Kitaptan okunan bir figür ise ters sırayla, önce görülüp sonra duyulur.

Çalışma kademeli yürütülür. Önce yalnız bas davul ve trampet yazılır; ardından hi-hat ve zil katmanı eklenir. En sonda gürlük farkları ve hayalet vuruşlar işaretlenir. Tek seferde tamamını çözmeye çalışmak, çoğu kursiyerde vazgeçmeyle sonuçlanır.

Hız düşürme araçları bu çalışmayı erişilebilir kılar. Kaydı perde değişmeden yavaşlatan uygulamalar, ayrıntıların ayırt edilmesini sağlar. Yine de asıl hedef, zamanla bu araca gerek kalmamasıdır.

Transkripsiyonun ikinci kazancı üslup bilgisidir. Bir icracının kalıplarını çözen kursiyer, yalnız ne çaldığını değil nasıl karar verdiğini de görür; boş bırakılan yerler, çalınan notalar kadar öğreticidir.

Çözülen malzemenin çalınması da sürecin parçasıdır. Yazıya dökülüp çalınmayan bir transkripsiyon, kulak çalışmasıdır ama icra kazancı sağlamaz; kalıbın sette tekrar edilmesi, öğrenmeyi tamamlayan adımdır.

Derslerimizde her kursiyerden dönem içinde en az bir kısa transkripsiyon istenir; seçilen kayıt kursiyerin kendi ilgi alanından belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Nota yazmayı bilmeden transkripsiyon yapılabilir mi?

Yapılabilir. Kalıp kendi işaretlerinizle de kaydedilebilir; önemli olan çözümün kulakla yapılmasıdır.

Hangi kayıtla başlanmalı?

Davulun net duyulduğu, kalıbın tekrar ettiği ve temposu ılımlı bir kayıtla. Yoğun düzenlemeler başlangıç için uygun değildir.

İlgili Yazılar

← Tüm blog yazıları